14 Şubat 2009
Yaşam koçu Astar Mokor, çıraklık eğitimini iki bölüme ayırıyorum. Buzdağının görünen kısmı ve görünmeyen kısmı. Buradan size anlattıklarım görünen kısım. Bir de bilinçaltına işlenen görünmeyen kısım var. Ben ikisinden de bi bok anlamıyorum. Yine de anlatmaya devam ediyorum, çünkü biliyorum ki bu anlaşılmaz noktalar ilerde biryerde birleşip harika bir resim çıkaracak ortaya…
PLAY
(Bir görev için sabah Astar Mokor’un yanına gittim.)
Miço:
Hocam, kampta beni boşu boşuna domuz yaptınız . Hiç gerek yoktu. Yaşam koçluğunun da etik kuralları varmış, hatta hipokrat gibi bir yemini varmış. Araştırdım. Bu yeminde müşterilere o gözle bakılmayacağı ve ilişkiye girilmeyeceğine dair bi madde var. Bunu bana söyleseydiniz, o yemini etseydim asla bakmazdım Burçin’le Nurçin’e o şekilde…
Astar Mokor:
Vay vay vay. Çırak adam olmuş. Bu kafayla nasıl becerektin?
Miço:
Eee.. Benimde bazı tekniklerim var. Mesela onları tuvalette hayal ederim. Hemde tam bokunu kurcalarken. Bir anda gözümdeki cazibelerini kaybederler. Hatta hayal ediyorum şu anda…

(İşe yaramadı sanki. Bu kız bokunu kurcalarken bile seksi. Şu bakışlara bakın. Yarım çizmelerindeki masumiyet. Off..)
Astar Mokor:
Evlat, yemin edecek seviyeye geldiğinde, yemine ihtiyacın kalmayacak, senin için sadece bir formalite olacak. Yasak hiçbir şeyi çözmez, aksine körükler. Sana böyle bir yasak getirseydim, o kızların cazibesi daha da artacaktı gözünde, sürekli bir mücadele içinde olacaktın. Bu bilinçaltında yeni tortular, yeni temizlik anlamına geliyor. Bunun yerine sana farkındalık aşısı yaptım. Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: bar, hayat, inanç, özgürlük, tabu, yaşam
Kategori Çıraklık serüveni | Yorum Yok »
15 Ocak 2009
Bir ve ikinci yazıları kısaca özetlemekte fayda var. Yaşam koçu Astar Mokor’un, sokakta yaşayan Nuri’ye burslu olarak yaşam koçluğu yapmasıyla başladı hikaye… Nuri’yi ikna etmek kolay olmadı. Üstad’ın biraz şov yapması gerekti.. Nuri’ye ne olmak istediğini sordu. Nuri çapkın olmak istedi. Üstad çapkınlık sanatını öğretmeye başladı. Fakat bu öğretilerin altındaki amaç, gizliden Nuri’nin kaymış hayatını rayına oturtmaktır. İlk olarak ödül kavramını öğretmeye başladı. Bunun için Nuri’ yi bir köpek eğitim çiftliğinde yatılı işe soktu. Yeni işine hemen adapte oldu. Köpek eğitmenleri köpekleri ödüllendirirken Nuri hep izledi. Üstad’ın ektiği merak tohumu filizlenmişti. Ödül kavramını anlatmanın zamanı geldiğini düşündü ve bir sabah erkenden Nuri’yi çiftlikten çıkardı. 3. Bölüm olan ‘Ödül Kavramı’ başlasın..
PLAY
(Üstad, Nuri’yi alıp manzarası çok güzel olan, çok katlı bir otelin tepesine çıkardı. Balkonun kenarına, ayakları aşağıya sarkacak şekilde oturdu. Nuri’ninde yanına oturmasını istedi. Fakat Nuri korktu, biraz geriye oturdu ve hiç aşağıya bakmıyordu. Benzer bir manzara çizmeye çalıştım. Ama evinizi aramayın, evleri salladım. Zaten Galata kulesi hep masalcı bir dede gibi gelmiştir bana, yanındaki evlerde başına toplanan çocuklar.)

Astar Mokor:
Ne güzel bir şehir değil mi?
Nuri:
Başka yere otursak. Korkuyorum.
Astar Mokor:
Böyle iyi Nuri. Anlat bakalım, bir ay nasıl geçti. Köpek kampını beğendin mi? Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: adrenalin, dan osman, galata, kaya tırmanışı, Kombinezon, otel, parti, risk, risk almak, shaggy, yüzleşme
Kategori Burslu Çapkın Nuri | 1 Yorum »
29 Aralık 2008

Her yıl başı yaklaştığında kendime sorduğum klasik soru; ‘Bu yıl, bana ne kazandırdı?’ İlk defa bu soruyu çok net cevaplıyorum. Büyük üstad Astar Mokor’u tanıdım ve hayatım değişti. İddia ediyorum, onu tanıyan herkesin hayatı değişir. Eğer yazdıklarımı okuyor ve hala hayatınız değişmiyorsa, o benim beceriksizliğimdir. Yeterince iyi anlatamadığımdan kaynaklanır. Zaten ben anlatıcı olabilecek bir adam değildim. Büyük Üstad Astar Mokor’u tanıdıkça karşı konulmaz bir anlatma isteği oluştu içimde… İlk gördüğüm gün, sanki sevdiğim tüm kahramanların birleşimini görmüş gibi oldum. Yere sapasağlam basıyor. Bir çizgiroman kahramanı gibi, gerçekten ayaklarının üzerinde duruyor ve sanki herşeye verecek bir cevabı varmış gibi bakıyordu. Sonra kelimeler yetmedi çizmeye başladım. Çizimlerimin kalitesi biraz daha arttığında, başımızdan geçen maceraları ve onu daha fazla çizeceğim. Aradan 7 ay geçti. Yeni bir yıla giriyoruz. Zaman kavramını sevmez. Yapıcı değil, yıkıcı olduğunu düşünür. Yılbaşlarını ve doğum günlerini pek önemsemez. Hatta bir gün ‘Kaç yaşındasın?’ diye sordum. ‘Neye göre, kime göre. Bana dünyada yaşayan tüm canlıların yaşam ritminin ortalamasını getir. Ben de sana, dünya canlılarına oranala yaratılış ivmemi söyleyeyim. Sonra, ritmini ve ortalama ömrünü bildiğin bir hayvan seç, örneğin tavşan. Basit bir oran orantıyla bulursun yaşımı.’ Bende ‘İyiki doğdum hocam’ dedim. Bi daha konu açılmadı. Ama ben severim yılbaşını. Hatta bir yılbaşı kartı çizdim, umarım beğenirsiniz. Mutlu yıllar Herkese….
Etiketler: 2009, mutlu yıllar, yeniyıl
Kategori Şöyleşi | Yorum Yok »
20 Aralık 2008
Büyük Üstad Astar Mokor ile kamp günü gelmişti. Burçin ile Nurçin’i kampa çıkaracaktık. Astar Mokor’la keşif için Balıkesir’e önceden gittik. Jiple bir tur yaptıktan sonra, kızları almak için Bandırma’ya yöneldik. Tabi bu sırada kayıt cihazını çalıştırdım. Macera başlasın…
PLAY
(Arabayla kızları almaya gidiyoruz. Bende bir yandan enteresan bir sohbet konusu açmaya çalışıyorum.)
Miço:
Hocam bu kriz ne zaman biter?
(Gerçekten çok sıradışı bi konu oldu. Ama napayım aklıma geliyo)
Astar Mokor:
2009 haziran ayında bitecek ama işverenlerin kriz edebiyatı yüzünden tam olarak bitişi eylülde hissedilecek. Bu sürekli konuşulan büyük buhran değil. Büyük buhrandan önceki son uyarı diyebiliriz. Var olduğu sanılan bir miktar paranın aslında bir ilüzyon olduğu gerçeği ile yüzleştik. Büyük buhranda ise, bu ilüzyon yaşamın tüm alanlarını kapsayacak. Ekonomik çöküntü, ahlaki çöküntü, kültürel çöküntü, v.b…
Miço:
Hocam hayal görmüyorsam geldik. İnmeyelim hocam, biraz daha bakalım.

(Üstad, kızlara makyajsız ve rahat bir kıyafetle gelin demişti ve özellikle az eşya almalarını vurgulamıştı. Onları 6 bavul ve bu kılıkta görünce bi hayli şaşırdık.)
Astar Mokor:
Merhaba. Enteresan bir rahatlık anlayışınız varmış kızlar! Hayattan hiç bir sorumluluk almamak için aptallık maskesi arkasına saklandığınızı biliyorum. Ben içinizdeki zeki kızları görebiliyorum. Lütfen benden saklamayın.
Burçin:
Ne dedi?
Nurçin:
Ya kızıım. Şimdi spa kampına gidiyoz ya. Bu bize makyajsız gelin demişti. Ben dayanamadım güzellik maskesi yaptım yola çıkmadan. Onu farketti.. O maskeyi biliyom diyooo..
Burçin:
Kız bende yaptım. Ay anladı valla..
Nurçin:
Ay ben benden geçtim yanii. Adam uzman yaa.. Nasıl anladı.
Astar Mokor:
MİÇO! Bavullar. Kızlar malesef bu bavulların bazılarını kamp alanına taşıyamayacağız. Arabada kalacaklar.
(Miço bavullar! Bi kere de kızlar de hoca. Neyse keyfimi hiç bişey bozamaz. İşte şimdi çıraklığı sevdim. Bavulları arabaya yükleyip yola çıktık. Kazdağlarında yüksek bir köyde durduk. Üstad kızların bu durumu karşısında planda değişiklik yaptı. Kamp alanı olarak Hızır Kamp‘a yöneldik. Bavulların içinden önemli şeyleri bizim çantalarımızı alıp yola koyulduk.)
Astar Mokor:
Kızlar kamp alanına kadar bu ayakkabılarla yürümeniz gerekecek. Oraya vardığımızda size sandalet yapacağım. Yol sizin için bi hayli zorlu olacak.
(Yola çıkalı henüz 10 dk. olmuştu. Arkamızdan bir yardım çığlığı geldi. Arkamı döndüğümde hayatımda gördüğüm en garip kazaya tanık oldum. Nurçin taşa takılıp düşmüş ve topuğu kiloduna dolanmıştı.)

Nurçin:
MOKOR BEY!
Miço:
Hocam bırak kendi kalksın. Senin eğitim anlayışında düşeni kaldırmak yoktu. Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: burçin, doğa, frikik, güzellik, kamp, kaz dağları, kriz, spa
Kategori Burçin ile Nurçin | 2 Yorum »
06 Aralık 2008
UYARI: Bu sitede yazılanlar ve karakterler gerçek değil, hayal ürünüdür.
Hiperaktif bilge Astar Mokor’la başımızdan geçen tüm maceraları burada yazmam mümkün değil. Bu nedenle sınırlama getirdim. Belli konuları yazıyorum. Bunlar, başlıklar bölümünde yazılı. Fakat bazen çok garip olaylarla karşılaşabiliyorum. Mesala bu sabah Astar Mokor’un kapısını çaldığımda, içerde kimi göreyim; Pelin Batu, Astar Mokor’dan sokak ağzı kursu alıyor. Gelde yazma şimdi… Artık illüstrasyon yapmaya başladım. Renk geldi yazılara. Siftah Pelin Batu’yla oldu. Eğer talep gelirse, Astar Mokor’un illüstrasyonlarım hakkında yaptığı yorumlarıda yazarım. Şimdi Pelin Batu ve sokak ağzı kursu….
PLAY
(Kapıyı tıklatıyorum.)
Astar Mokor:
Gel Miço! neden, tıkırdatıp duruyosun kapıyı?

Miço:
Şey, hocam yabancı sesler duydum çekindim. Aaaa Pelin Batu! Hayranınızım ben Pelin Hanım.
Astar Mokor:
Miço, git kendini mutfağa kilitle. Ben çık diyene kadar kal orda. Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: argo, haber türk, harun tekin, kısa devre, pelin batu, sofistike, sokak ağzı
Kategori Şöyleşi | Yorum Yok »
01 Aralık 2008
Büyük Üstad Astar Mokor, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde bir panele konuşmacı olarak katılmıştı. Konu: ‘Hızlanan yaşam ritmi ve trend avcılığı’. Bende izleyiciler arasında olmalıydım ama geç kaldım. Panelin ortasında daldım içeri… Kayıt cihazını çalıştırabilmek için önlerde bir süre yer aradım. Burçin’le Nurçin en önde oturuyorlardı. Bi kıçlık yer açmalarını söyledim ve kayıt cihazını çalıştırdım. Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: 2000, Bauhause, eko-bilinç, gastroseksüel, Grunge, kızılderili, organik, Trend, trend avcılığı
Kategori Trend | Yorum Yok »
16 Kasım 2008
Dünyanın en piç bilgesi Astar Mokor, dünyanın en hiç adamı Nuri’ye çapkınlık dersleri veriyor. Bu arada vefakar çırak Miço ne yapıyor. Hamallık! Adalet mi bu?.. Sinirimi mazur görün ama yaşam koçu çırağı olmak çok zor. Adam çuvalla para alıyor, bize bir askeri ücret bile yok! Neyse konuya gireyim. Büyük Üstad Astar Mokor, Nuri’den bir seks makinesi yaratma işine başladı. Bu arada, çaktırmadan dersleri bende uyguluyorum. Çünkü Üstad yapıcam diyorsa yapar. Buna defalarca şahit oldum. Neyse başlayalım. Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: çapkınlık, karakter, karakter analizi, ödül, rakipler
Kategori Burslu Çapkın Nuri | Yorum Yok »
02 Kasım 2008
Büyük Üstad Astor Mokor yine kapısını çalmak üzereyken açtı. Kamera mı var diye şüphelenmeye başladım. Seri hareketlerle elime bir kağıt tutuşturdu. Gerekli malzemeleri toplayıp 2 saat içinde Taksim meydanın da olmamı söyledi. Yine üst düzey yöneticilerle bir workshop günü..İş dünyasını seviyorum bakalım bu sefer başımıza neler gelecek… Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: astar, enerji, gezi, insanlar, mokor, mustafa, şarap experi
Kategori İş dünyası Workshop | 1 Yorum »
12 Ekim 2008
Büyük üstad Astar Mokor, Burçin ile Nurçin’nin yaşam koçluğunu yapmayı kabul ettikten sonra artık burslu bir müşteri bulmanın zamanın geldiğini söyledi. Fabrikatör Ahmet’in dev ofisinden çıktıktan sonra sokaklarda burslu müşteri aramaya başladık… Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: burs, cafe, casanova, nuri, tanışma
Kategori Burslu Çapkın Nuri | Yorum Yok »
11 Ekim 2008
Yaşam uzmanı, hiperaktif bilge Astar Mokor, kriz felan dinlemiyor. Üç kişiye daha yaşam koçluğu yapmaya başladı. Tabi bu yoğunluğa benim bünye dayanmıyor. Bazen bırakasım geliyor çıraklığı, ama yapamıyorum. Şu evren meselesine inanmaya başladım. Neyse konuya dönelim. Bu üç yeni müşterinin ikisi Burçin ile Nurçin. Üstad’ın eski müşterisi olan bir fabrikatörün kızları. Vakti zamanında Üstad, babalarını bir parkta bulmuş. Ailesi tarafından evden kovulmuş sokakta yatan bir adamı. 3 yıl içinde saygın işadamlarından biri haline getirmiş. Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: Facebook, moda, Paris hilton, rüküş, sarışın, solaryum
Kategori Burçin ile Nurçin | Yorum Yok »